Gücenmek Üzerine

0
116

Gücenmek nedir, niye gücenir insan? Gücenen sadece insan mıdır? Hayvan, bitki, taş gücenmez mi?

 Söz veya davranışından dolayı bir kişiye kırılmak, darılmaktır;  incinmek, alınmaktır, gücenmek. Bir insanın, karşıdaki kişinin ona yaptığı veya yaptıkları yüzünden kişide oluşan üzüntü ve kırgınlıkla karışık bir duygudur. İçinde şiddet ve zulüm anlamı barındıran “küç-“ kökünden türetilmiş dönüşlü bir fiildir. 

Hiç gücendiniz mi? Nasıl bir davranışta bulundunuz gücendiğiniz kişiye karşı? Gücendiniz de ne oldu, neyi değiştirdiniz? Meramınızı anlatabildiniz mi gücenerek? Yoksa tavşan dağa küstü de dağın haberi olmadı mı?

Oldukça insani ve masum bir eylemdir gücenmek veya çok derin bir haldir güceniklik. O noktaya gelinceye kadar neler yaşamamıştır gücenik biri? Vefasızlık, nankörlük, iftira, küçümseme, hakaret, anlayışsızlık köprülerini sabırla geçmiştir. Bu köprüler onu, sabır taşını çatlatarak güceniklik meydanına getirmiştir.

Gücenme eyleminde, gücenmeye sebep olan kişi ve gücenme duygusunu yaşayan olmak üzere iki taraf vardır. Dıştan gelen bir sadmeyle gerçekleşir güceniklik. İçe kapanır insan. Tepkisi, kırgınlıktır, incinmektir belki de buğzetmek, lanet okumaktır.

Varlık sebebini “kötülükten men etmek, iyiliği emretmek” diye izah edenlerin kader yolculuğunda mutlaka bir gücenmek durağı yer alır. Kimisi bu durakta çok kalır, kimisi İsra suresi 13. ayette “Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.” ve İnşirah şuresi 7. ayette “O halde önemli bir işi bitirince hemen diğerine koyul.” buyrulduğu gibi emek yoğun yolculuğuna devam eder.

Annesin, çocukların için saçını süpürge ettin; babasın, gece gündüz çalıştın, yemedin yedirdin; öğretmensin, kendini öğrencilerine adadın; patronsun, gerçek patron en çok çalışandır diyerek işçilerinden daha çok çalıştın, ancak onlar kadar kazanamadın; yöneticisin, sana tabi olanların mutluluğu için bütün zevklerden ve güzelliklerden mahrum bir hayat yaşadın; tüccarsın, kar etmediğin ticarette bile tamahkarlıkla suçlandın; bunların karşılığında bir teşekküre bile layık görülmemişsen yaşayacağın duygunun adı, kırgınlık; karşılaşacağın değerbilmezliğin, nankörlüğün, iftiranın sonucu, güceniklik olacaktır. 

Gücenmek, bir bakıma, insani zaaftır, insanı eksik tanımaktır. Gücenmek, beklentinin gerçekleşmemesiyle oluşur. Beklentiye girmek, beklenen teşekkür bile olsa,  biraz çıkarcı olmaktır. Düşünce ve ruh dünyasında kemale eren insanlar, gücenmekten kaçınırlar. Bilirler ki kendisine gücenilen varlık nankördür, kusurludur, fıtratının gereğini yapmıştır. Yine bilirler ki, gücenen kişi güceniklik göstererek iyi niyetindeki samimiyetini, beklentisizliğini, yüksek olgunluğunu lekelemiştir.

İnsan, kendisine emek verdiğine, sevdiğine gücenir. Gücenilen insan olmak, birilerinin sevgi dünyasında, zihninde, gönlünde yer etmektir. İnsanız, birilerine karşı haksızlık, değerbilmezlik yapmış olabiliriz. Gücenmemek, insani olgunluksa, gücendirmemek de insani bir maharettir; rikkat, feraset gerektirir; insan gerçeğinin cevheri olan duygu dünyasını bilmeyi gerektirir.

“Dal rüzgârı affetse bile dal kırılmıştır bir kere.”, “Kırdıysa; sessiz kal. Sessizliğinden kırıldığını anlamıyorsa onsuz kal.”, “Yaşarken kıymetim bilinmemişse dost olup kalbime girmemişse severek yüzüme gülünmemişse neyleyim ölünce gözyaşını?” veciz dizeleriyle gücenmenin, kırgınlığın insan hayatındaki önemini vurgulayan şairlere katılmamak mümkün değil. Kısa ömrümüzde gücendirmekten ve gücenmekten kaçınmalıyız. Yaydan fırlatılan ok, bir daha geri dönmüyor. Mutlaka güceneceksek, eylemimiz, ses getirmeli, karşı taraf için ders olmalı; eğitim değeri taşımalı. Gücenen kişi de kararlı olmalı, yuvarladığı taşın gürültüsüne dayanmalı. En güzeli, insan, ne gücendiren ne de gücenen olmalı.

Gücendirmek ne kelime

Gücenmemek asıl gaye

İnsanın olduğu yerde

Bataklar gülistan olsun

Kadir Durgun

kadir@kadirdurgun.com

https://youtu.be/buIDyFsB1Tc

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here