SADAKATİN ELİFBASI

0
820

 

SADAKATİN ELİFBASI
Güney Afrika her anlamda canlının sıkıntı çektiği bir yer. Hele açlığın susuzluğun,yokluğun yoksulluğun bütün canlılar için ne anlam ifade ettiğin ancak yaşayanlar bilir…Tabi çakallar da bu fırsatlardan faydalanmak isteyenlerden. Çakallar hep menfaatlerinin yüksek olduğu anlarda ve zamanlarda ortaya çıkarlar. Sıcak bir yaz günü,kumru kuşları, biraz suyu olan bir gölete doğru uçmaya başlarlar. Hayvancağızlar açlıktan susuzluktan perişan olmuştu.Perişanlık kaderleri olmuştu. Güneşin sıcaklığı onları bunaltmıştı! Binbir umutla ve hayalle toplu halde su kenarına kondular.Burayı emniyetli bir yer sandılar! Susuzluklarını gidermeye çalıştılar. Öyle ki kanatlarında güç ve takat kalmamıştı. Mide boş olunca kanatlarda ve kafada takat kalır mı? Tam huzuru bulduk derlerken, tam o sırada pusuya yatan bir çakal onların üstüne saldırır. İçlerinden az zayıf olanı yakalar… İştahla onu yiyecekken kumru kuşu çakala der: “ Ey tuzakların çocuğu!  çakal kardeş! Sen her ne kadar çakalsan da bence senin çok temiz bir yüreğin, vicdanın ve merhametin vardır! Sen daha içindeki faziletten habersizsin. Aslında sen bu vadinin kahramanısın! Ben sana başkasının gözüyle bakmam! Sana çakal diyeni Allah ıslah etsin.Gel merhameti elden bırakma! Gel hayatımı söndürme! Beni kardeşlerimden ayırma.Gel beni yeme sana bir plan sunayım! Benim o planımla hiçbir zaman aç kalmasın! Sana her gün bir sürü kumru kuşu getiririm! Daha bilmediğin ne ikramlar. Çakal düşündü düşündü önce teklif mantıklı geldi. Sonra çakal aklı devreye girdi. Çakal aklının hâkim olduğu yerde, merhamet ve şefkat gülleri açar mı? Yıkmaktan tahribattan başka ne çıkar! Böyleyken çakal bir elindeki ava bir de olan biteni bir daha düşündü ve kendi kendine dedi: “Arkadaş bu kuş eğer hemcinslerine, kendi dostlarına ihanet ederse bana haydi haydi  ihanet eder. Buna nasıl güvenilir! Kendi toplumuna ihanet edenin sözüne güvenilmez! Zor zamanın,sevgi sözcüklerine itibar etmemek lazım! Sadakat,emniyet ve güven güneş gibi olmalı… Yarasa yüzlü ve bukalemun karakterli bir dostluktan ve arkadaşlıktan hayır gelmez… Hayır üzere olandan zarar gelmez. Dost canını, dost için bağışlayandır! Din aşk sevgi ve samimiyettir. Samimi olmayanın sözüne güven ve itibar olunmaz! Yoldan çıkarıcı aşk kelimelerinin ve saptırıcı ayartıcı görünüşlerin resmine aldanmamak lazım! Kim ki çakallardan merhamet  bekler kıyamete  kadar aldanır,kim ki içi canavar dışı insan görüntülü olanlara güvenirse kaybeder.Dil kalbe değmeyince,kalb dilden kopuk olunca,aşk nerde kalır,vefa nerde kalır?

Nice derviş kılıklı hokkabazın,hangi renge boyandıklarına dikkat etmek lazım. İçten olmayan, üfürük dostluklardan ve sahte dostlardan sakınmalıyız. Gerçek dost, gerçek arkadaş kimdir onu bulmalı. Herkesle yola çıkılmaz, herkesle yolculuk edilmez. Her sözü, yüreğinin ateşinden oluşan,ruhunun samimiyet ve muhabbet toprağını dostu için gülistan eyleyen,muhabbet erleri ve karakter kahramanları, ruhlarıyla ve gönülleriyle dost olduklarına hayat ve ışık kaynağı olurlar. O yüzden onların değer verdiği;sevgi saygı,erdem ahlak ve adanmışlık,vefa ve sadakat en büyük hazineleridir…Muhammed İkbal der: “Çağımızın insanının,müminin en çok kaybettiklerinin başında sadakat gelir” sadakati,saygısı olmayanın,ne sevdası ne de sedası olur! belki başında dünya kadar belası olur! Güzel bir dost canımızın şifasıdır. Gönlümüzün devasıdır. Yüce Mevla: “Daima sadıklarla olun!” der. Çünkü sadıklarla olmak, sadakatin elifbasıdır! Lao Tse der: “Güven veren, güven bulur!”
“İnsana sadakat yaraşır, görse de ikrah,
Yardımcısıdır doğruların, Hazret-i Allah!..
Ey gönlüm! Sen de kendine,derdine,aşkına,davana, sadık ol! Kendine bir yar, bir arkadaş bul! Öyle birini bul yıkılmasın! Seni ötelerde yalnız bırakmasın. Dünyanın günleri çabuk geçer! Aklını özgürleştir, kendini aşk ile terbiye eyle! Ruhuna kudsi bir nağme bul, can oldukça canda, hakkın ve hakikatin yolundan ayrılma. Allah eri, kalpleri ve gönülleri aydınlatan bir sevdanın, bir aşkın yolcusudur! Yaşadıkça, bu ezeli ve ebedi sevgiden, ilahi ışıltıdan nasiplenemeye bak!

ramazan ÇETİN

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here