Sulandırılmış KHK ve Cıs Eğitim Kurumları

0
471

Sulandırılmış KHK ve Cıs Eğitim Kurumları

Ülkemiz “15 Temmuz” adıyla tarihe geçecek melun bir darbe teşebbüsü yaşadı. Olağanüstü günlerden geçiyoruz. İçinde bulunduğumuz geminin batmaması için büyük hassasiyet gösteriyoruz. Son olmasını dilediğimiz fırtınaların arkası kesilmiyor. Uygulanan güvenlik politikası, bazen yetersiz kalıyor, bazen zulme dönüşebiliyor. Sapla saman birbirine karışmış durumda. Masumlar hain, hainler masum duruma geçebiliyor.

İşlerin hızlanması, 15 Temmuz yarasının hızla tedavi edilmesi için çıkarılan KHK’lerin sonuncusunda yer alan bir zulüm maddesi herkesi şok etti: 9 Şubat 2017 tarih ve 687 sayılı KHK’ye göre, Özel Etüt Eğitim Merkezleri beş ay içinde kapanacak.

Daha önce söyledim, yine söylüyorum: Terör örgütünün kaynağı olarak gösterilen dershanelerin dönüşümünde seçilebilecek en kötü yol seçildi. Bu kurumları kapatmak, en kolay, en aciz, en zararlı, en son yoldu. Maalesef bu tercih edildi. Öldürmek değil, yaşatmak asli prensibimiz olmalı. Daha hakkaniyetli yollar vardı; bunlar göz ardı edildi. Bu yolları saymak, yararsız bir iş olacaktır. Şimdi de kime ait olduğu bilinmeyen bir elin müdahalesi ile Özel Etüt Eğitim Merkezleri kapatılıyor. Buna gerek yoktu.

Özel Etüt Eğitim Merkezleri, çocuklara birtakım aktiviteler sunan, onları sosyalleştiren, okul derslerine destek veren, TEOG’a hazırlayan, bu yönüyle halkımız tarafından hüsn-ü kabul gören tamamlayıcı eğitim kurumlarıdır. Bu kurumların da bugünkü şartlarda terör örgütüne hizmet ettiğini söylemek, abesle iştigaldir. Etüt Merkezlerine, terör örgütünün elemanları şu veya bu şekilde sızmış olabilir. Devletin, bunları tespit etme, ayıklama veya çalıştığı belirlenen kurumları uyarma, cezalandırma yetki ve kabiliyeti varken kapatma yoluna gitmesi, hakkaniyetten sapmaktır. Türkiye çapında iki bin civarında olduğu söylenen bu kurumları kuranların yaptıkları masraflar, burada çalışan personel, hizmet alan öğrenciler, üretilen katma değer dikkate alınmalıydı. Etüt Merkezlerinin kapatılması ile cezalandırılan kişiler, kesinle terör örgütünün mensupları olmayacaklardır. Onlar, varsa eğer, yine merdiven altı denen kurumlarda kaçak olarak çalışacak ya da evlerde özel dersler vereceklerdir. Hatta bu kurumların kapatılmasına karar veren bürokratlar, kendi çocuklarına ders aldıracaklardır. Bundan en fazla, maddi durumu zayıf olduğu için çocuğunu özel okula gönderemeyen ve çocuğuna özel ders aldıramayan veliler ve onların çocukları zarar görecektir. Okullardaki yetiştirme kurslarının bu işi yeterince yaptığını söyleyenler ise ya samimi değildir ya da eksik, yanlış bilgiye sahiptir. Bu karardan zarar gören, etüt merkezlerini hizmet aşkıyla ve şeffaf şekilde işleten yatırımcılar ile bu kurumlardan az bir ödemeyle hizmet alan, orta direk diye tanımlanan halkımızın çocukları olacaktır; kaçak göcek ders veren öğretmenler ile varlıklı aile çocuklarının okuma imkânı bulduğu özel okullar ise fayda göreceklerdir, kârlı çıkacaklardır, onların işlerine yarayacaktır. Özel Etüt Eğitim Merkezleri, bir kez daha toplum nazarında, annelerin çocuklarını tehlikeli alet karşısında “Cıs dokunma; yanarsın!” diye uyardıkları zararlı, yakıcı bir araç durumuna düşürülmüş, itibarsızlaştırılmıştır.

Kanun Hükmündeki Kararname (KHK), bilgimize göre, içinde bulunduğumuz olağanüstü dönemi kazasız belasız atlatmak, terörü bitirmek amacıyla, kullanılacak bir yetkiydi. Zamanla bu yetkinin veya kararnamelerin sulandırıldığına şahit olmaya başladık. Etüt Eğitim Merkezlerinin kapatılması kararı örneklerden biri. Ya birileri bu kararnameleri sulandırmak suretiyle devlet ciddiyetine zarar veriyor ya da bu işi yapanlar yaptıklarının farkında değiller. Gaflet, dalalet içindeler. Eğitimle ilgili bir düzenleme, bu konudaki bir yasayla yapılmalıydı. Kaldı ki, Özel Etüt Eğitim Merkezleri, iki yıl önce devletin belirlediği standartlar doğrultusunda yeniden şekillenmiş, kuruluşlarını tamamlamışlardı. Yatırımcılar, çalışanlar devlete güvenmişlerdi. Son kararname ile insanların devlete olan güveni de sarsılmıştır. KHK’yi hazırlayanlar, bütün bunları dikkate almalıydılar, sonuçlarını da düşünmeliydiler. Temennim şudur: Bu yanlıştan kısa sürede vazgeçilsin. İşleticiler işlerini yapmaya, çalışanlar mesailerine, öğretmenler öğretmeye, öğrenciler öğrenmeye devam etsinler.

Varlıklarından kimsenin rahatsız olmadığı, bilakis herkesin hoşnut olduğu Etüt Eğitim Merkezlerinin ansızın kapatılması, toplumda pek çok açıdan yara açmıştır, mağduriyetlere sebep olmuştur. Bu yanlış karardan yine art niyetli, fırsatçı insanlar veya kurumlar yararlanacak; fakat vatansever, işini doğru yapan ve devletine güvenen insanlar zarar göreceklerdir.

Dost acı söyler. Ağzımızda tüy bitti, demek istemiyorum. Ama bitti!

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here