Yoksulluk İçimizde

0
555

 

Mustafa Kutlu’nun en az yirmi sene önce okuduğum bir hikâyesinin adıdır, Yoksulluk İçimizde.Bu hikâyede ne anlatıldığını unuttum. Bana ilginç gelen hikâyenin adı.

Yoksulluk içimizde, bu doğru. Bir doğru daha var, o da yoksul olup olmamak elimizde.

Ne demek yoksulluk? Kimler hangi noktadan sonra yoksuldur?

Yoksulluk, görecedir. Sana göre yoksul olan, bana göre değildir. Kimine göre yoksulluk diye bir şey yoktur, kimine göre herkes yoksuldur. Bir söz hatırlıyorum: “Yoksul, şeytandır.’’

Yoksulluk, yoksunlukla doğrudan ilgilidir. Bu açıdan baktığımızda çok insan yoksuldur; çünkü kendimizi pek çok mutluluktan, hazdan yoksun bırakıyoruz. Günü değil, yarını yaşamak için bugünü harcıyoruz. Yarın gelince öbür yarını yaşamak için yarındaki bugünü yaşamıyor, heba ediyoruz.

Gözün görevi görmek, kulağın görevi işitmek, elin görevi tutmak ve iş yapmak, kalbin görevi sevmektir. Bu uzuvlar,  bu görevlerini yapmazsa yok demektir.Uzvun değeri işlevi ile doğru orantılıdır.Hayatı yaşamak, yaşama sevinci elde etmek adına, gözlerimizi güzelliği görmekten, kulaklarımızı duymaktan, ellerimizi tutmaktan, kalbimizi sevmekten yoksun bırakmışsak biz yoksuluz demektir. Nedim bir gazelinde “Zevk-i tamam vade-i ferdayı dinlemez” der.Vakti gelmiş zevk, yarını beklemeyi gerektirmez.Yaşadığımız sürede uzuvlarımızı doğal ihtiyaçlarından ve işlevlerinden yoksun bırakırsak, bu uzuvların oluşturduğu insan olarak yoksuluz demektir.

Yoksulluğun karşıtı zenginlik, zenginlikse kanaatkârlıkla mümkün. Kanaatkârlık ölçülü olmayı gerektiriyor, yoksulluğa teslimiyeti değil.

İhtiyaçların tatminindeki aşırılık da ihtiyaçların esiri ediyor insanı. Bu da iradeden yoksunluk demektir.

Gözümüz, kulağımız ve diğer azalarımız olmasaydı, neler vermezdik bunları elde etmek için? Bütün dünya bizim olsaydı, bunlardan birinin eksikliğini gidermek için bütün dünyayı harcardık. O halde en zengin biziz. Öyleyse yoksulluk yok; ama yoksunluk var.

Kendimizi belli normlar dışında bazı şeylerden yoksun bırakırsak biz “yoksuluz”. O halde yoksulluk elimizde.